Güncellemeden Kaynaklanan Fark Tutarı Davalı İdarenin Alacağı Olduğu Ve Bunun Fazla Yatırılan Teminattan Mahsubunun Gerektiği Hakkında Yargıtay Kararı

Eklenme Tarihi: 21/04/2020 - Kategori: Yargı Kararları

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi - 2012/5204 E. - 2013/4744 K.
- Fazla yatırılan teminat
- Güncelleme farkı
- Mahsup işlemi

Özet
Güncellemeden kaynaklanan fark tutarı davalı idarenin alacağı olduğu ve bunun fazla yatırılan teminattan mahsubunun gerektiği hakkında.

Karar
4735 Sayılı Yasa'nın 20. maddesi gereğince, sözleşmenin idarece feshi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme fesh edilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Aynı Yasa'nın 22/2. maddesi hükmü uyarınca da, 20. maddesi hükmüne göre sözleşmenin fesh edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar DİE tarafından yayınlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir ve güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir. Somut olayda yatırılması gereken kesin teminat tutarının 63.049,22 TL olması gerekirken, davacı tarafından 73.000,00 TL kesin teminatın yatırıldığı taraflar arasında çekişmesizdir. Davalı tarafından hesaplanan ve 03.05.2010 tarihli yazıda doğru olarak hesaplanıp gösterilen güncellenmiş kesin teminat tutarı, 67.896,13 TL'dir. Bu miktarın yatırılan 73.000,00 TL teminat miktarından mahsubu gerekir. Çünkü, davalı idarenin az yukarıda açıklanan yasal nedenle güncellemeden kaynaklanan fark tutarı, davalı idarenin alacağı olup, fazla yatırılan teminattan mahsubu gerekir. Mahsup ise, itiraz niteliğinde olup mahkemece doğrudan gözetilmesi gerekir. Buna göre, 4.846,91 TL alacağın mahsubu halinde davacıya 5.108,87 TL'nin iadesi gerekir. Davalı da 11.05.2010 tarihinde 5.108,87 TL tutarındaki dava konusu alacak kısmını davacıya ödemiştir. O halde, belirtilen miktardaki alacağa yönelik davanın konusu kalmadığından bu miktara ilişkin davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına; ancak dava tarihinden itibaren başlamak ve 11.05.2010 tarihine kadar geçerli olmak üzere talep edilen temerrüt faizinin uygulanmasına, alacağa ilişkin fazla istemin reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece alacağa ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve kararın açıklanan bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Hoşgeldiniz. Yardıma ihtiyacınız olursa buraya tıklayarak Whatsapp üzerinden bilgi alabilirsiniz.