Eser Sözleşmesi İlişkisinden Doğan Uyuşmazlıklarda Faizin Borcun İfa Edileceği Günün Taraflarca Kesin Olarak Kararlaştırılması Halinde O Tarihten (Kesin Vadeden), Aksi Halde Davalı Borçlunun Yöntemine Uygun İhtarla Temerrüde Düşürüldüğü Tarihten Başlatılacağı, Kesin Vade Veya İhtar Yoksa Temerrüdün Dava Tarihinde Oluştuğu Kabul Edilerek Faiz Dava Tarihinden Başlatılacağı, Ancak Dava Açılması Yalnızca Davada Talep Edilen Miktar Yönünden Temerrüt Oluşturacağı, Saklı Tutulan Fazla Haklar Yönünden Temerrüt Oluşmayacağı Hakkında Yargıtay Kararı

Eklenme Tarihi: 24/04/2020 - Kategori: Yargı Kararları

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi  - 2015/6217 E. - 2016/1169 K.
- İş artışı
- Revize birim fiyat
- Temerrüt
- Faiz başlangıcı

Özet
Eser sözleşmesi ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faizin borcun ifa edileceği günün taraflarca kesin olarak kararlaştırılması halinde o tarihten (kesin vadeden), aksi halde davalı borçlunun yöntemine uygun ihtarla temerrüde düşürüldüğü tarihten başlatılacağı, kesin vade veya ihtar yoksa temerrüdün dava tarihinde oluştuğu kabul edilerek faiz dava tarihinden başlatılacağı, ancak dava açılması yalnızca davada talep edilen miktar yönünden temerrüt oluşturacağı, saklı tutulan fazla haklar yönünden temerrüt oluşmayacağı hakkında.

Karar
Yanlar arasındaki temel uyuşmazlık %20 oranındaki keşif artışının üzerinde fazladan yapılan işin bedeliyle ilgili noktada toplanmaktadır.

Davacı 7.295,00 TL nakliye, 5,000,00 TL yaya ve özürlü yolların geçişleri ve hidratların su vanaları ve etrafının yapılması, 25.000,00 TL seletlerin ve ray bağlantı bilonları ankrajları imalâtları bedeli olmak üzere toplam 37.295,00 TL'nin tahsilini istemiş, .. tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 11.002,03 TL artırarak 48.927,00 TL'ye çıkarmıştır.

Yerel mahkemece yapılan yargılama sürecinde sözleşme ve ekleri ile hakediş örnekleri, faturalar, mukayeseli keşif icmali, fiyat analizleri, nakliye metraj cetvelleri, yer teslim ve süre uzatım tutanakları geçici ve kesin kabul tutanakları, yaklaşık maliyet tablosu, proje örneği getirilmiş tarafların göstermiş oldukları diğer kanıtlar da toplandıktan sonra yerinde ....günü tatbiki keşif yapılarak konunun uzmanı inşaat mühendisi teknik bilirkişiden rapor alınmıştır.

O halde mahkemece yapılması gereken iş aynı bilirkişiden ek rapor alınarak %20 keşif artışından sonra yapılan ilave işlerin bedelinin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. maddesi kapsamında tespit edilip elde edilecek sonuç dairesinde karar vermekten ibaret olmalıdır.

Diğer yandan, kabul şekli itibariyle de, mahkemece hüküm altına alınan alacağın tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüştür. Davacı tarafından davalıya hitaben yazılan .... tarihli dilekçe ile keşfe girmeyen imalât bedellerinin ödenmesi istenmiş, ancak alacak miktarı gösterilmek suretiyle ödeme talebinde bulunulmamıştır. Bu hali ile sözü edilen dilekçe iş bedeli alacağı yönünden davalı iş sahibini temerrüde düşürücü nitelikte bulunmadığından faize başlangıç yapılamaz. Eser sözleşmesi ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faizin borcun ifa edileceği günün taraflarca kesin olarak kararlaştırılması halinde o tarihten (kesin vadeden), aksi halde davalı borçlunun yöntemine uygun ihtarla temerrüde düşürüldüğü tarihten başlatılması gerekir. Kesin vade veya ihtar yoksa temerrüdün dava tarihinde oluştuğu kabul edilerek faiz dava tarihinden başlatılmalıdır. Ancak dava açılması yalnızca davada talep edilen miktar yönünden temerrüt oluşturur, saklı tutulan fazla haklar yönünden temerrüt oluşturmaz.

Dava dilekçesindeki talep sonradan verilen ıslah dilekçesi ile attırılmış ise arttırılan miktar yönünden temerrüt ıslah harcının yatırıldığı tarihte oluşur. Somut olayda taraflarca birlikte kararlaştırılmış kesin vade bulunmadığı gibi davalıların davadan önce ihtarla temerrüde düşürüldükleri de iddia ve ispat edilememiştir. Temerrüt, hüküm altına alınan alacağın 37.295,00 TL'lik kısmı yönünden davanın açıldığı ....tarihinde, ıslahla arttırılan 11.002,03 TL'lik kısmı yönünden ise ıslah harcının yatırıldığı ... tarihinde oluşmuştur. Mahkemece bu tarihlerin faize başlangıç yapılması gerekirken yanılgıya düşülerek ve tüm alacağa dava tarihinin faize başlangıç yapılması doğru olmamıştır.